Atatürk'ün Kayseri'de Söylediği Unutulmaz Söz: Duayı Ben Yaparım

14 Ekim 1924 tarihinde Kayseri'de gerçekleşen bir hastane açılışı, Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihe geçen sözlerinden birine sahne oldu. Kayseri Memleket Hastanesi'nin açılış töreninde bir kişinin dua etmesi önerildiğinde Atatürk, "Allah benim dilimi de bilir, duayı ben yaparım" karşılığını verdi.

Bu kısa cevap, yalnızca bir açılış töreninde yaşanan diyalog değildi. Atatürk'ün kendi diliyle dua etmesi ve ardından sağlık çalışanlarının insanlığa hizmetini vurgulaması, olayın tarihsel önemini artırıyordu.

Peki, bu olay gerçekten ne zaman yaşandı? Atatürk tam olarak ne söyledi? Dönemin gazeteleri bu konuşmayı nasıl aktardı?

Bu yazıda, Kayseri Memleket Hastanesi'nin tarihçesini, 14 Ekim 1924 tarihindeki açılışı ve Atatürk'e atfedilen sözlerin kaynaklardaki farklı biçimlerini inceliyoruz.

Atatürk Kayseri'ye Ne Zaman Geldi?

Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılının sonbaharında çıktığı yurt gezisi kapsamında Kayseri'yi ziyaret etti.

13 Ekim 1924 tarihinde eşi Latife Hanım ile birlikte Kayseri'ye gelen Atatürk, şehirde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Bu ziyaret, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Anadolu şehirleriyle doğrudan temas kurulması ve ülkenin ihtiyaçlarının yerinde görülmesi bakımından önem taşıyordu.

14 Ekim 1924 tarihinde Kayseri'deki resmî ziyaretlerini sürdüren Atatürk, Memleket Hastanesi'nin açılış törenine katıldı. Aynı gün Kayseri Lisesi'ni de ziyaret ederek okulun şeref defterine düşüncelerini yazdı.

15 Ekim 1924 tarihinde ise Kayseri'den ayrılarak Yozgat'a hareket etti.

Bu kronoloji, Atatürk'ün ziyaretlerini gün gün kaydeden tarihsel çalışmalarda da yer almaktadır.

Kayseri Memleket Hastanesi'nin Tarihçesi

Atatürk'ün Kayseri'deki sözlerini anlamak için öncelikle açılışını gerçekleştirdiği hastanenin geçmişine bakmak gerekir.

Kayseri Memleket Hastanesi, Cumhuriyet'in ilanından sonra sıfırdan inşa edilmiş bir sağlık kuruluşu değildi. Hastanenin yapım süreci Osmanlı dönemine kadar uzanıyordu.

Kayseri Ansiklopedisi'nin üçüncü cildinde verilen bilgilere göre hastanenin zemin katı 1910 yılında tamamlanmış, birinci katı ise 1924 yılında bitirilmişti.

14 Ekim 1924 tarihinde Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal tarafından Memleket Hastanesi adıyla hizmete açılan kurum, başlangıçta 25 yatak kapasitesine sahipti. Hastanede ameliyathane ve doğum salonu da bulunuyordu.

Bu özellikleriyle hastane, dönemin Kayseri'si için önemli bir sağlık yatırımıydı.

Hastanenin Osmanlı döneminde başlayan yapım sürecinin Cumhuriyet döneminde tamamlanarak hizmete açılması, devlet hizmetlerinin devamlılığı açısından da dikkat çekicidir.

14 Ekim 1924: Hastane Açılışında Yaşanan Olay

Kayseri Memleket Hastanesi'nin açılış töreninde Atatürk, hastanenin kapısındaki kurdeleleri keserek açılışı gerçekleştirmek üzere hazırlandı.

Kemal Arıburnu'nun Atatürk'ten Anılar adlı eserinde aktarılan anlatıma göre, açılış sırasında orada bulunanlardan biri, Zeynel Abidin Türbesi'nin türbedarını işaret ederek bir dua yapılmasını önerdi.

Bunun üzerine Atatürk şu karşılığı verdi:

"Hoca efendinin dua yapmasına gerek yoktur. Allah benim dilimi de bilir, duayı ben yaparım."

Bu sözün ardından Atatürk, hastanenin Kayseri halkı için yararlı bir sağlık kurumu olmasını diledi.

Konuşmasında burada görev yapacak Türk doktorlarının başarılı olmalarını, çalışmalarının milletin sağlık ve esenliğine hizmet etmesini ve bu hizmetin yalnızca Kayseri ile sınırlı kalmayıp bütün Türk milletine fayda sağlamasını temenni etti.

Sağlık hizmetinin insanlık açısından taşıdığı öneme de değinen Atatürk, doktorların çalışmalarını kutsal bir görev olarak nitelendirdi.

Konuşmasının ardından kurdeleyi keserek hastanenin açılışını gerçekleştirdi.

Atatürk'ün Duası: Sözlerin Tarihsel Kaynağı

Bu olayın en dikkat çekici yönlerinden biri, Atatürk'ün açılış sırasında yaptığı duanın farklı kaynaklarda aktarılmış olmasıdır.

Salih Erol'un 22 Ekim 2024 tarihinde yayımlanan araştırmasında, İkdam gazetesinin 16 Ekim 1924 tarihli ilk sayfasında şu ifade yer almaktadır:

"Cenâb-ı Hak benim lisânımı da bilir."

Aynı araştırmada, Atatürk'ün dua etme teklifine verdiği cevap ve ardından yaptığı temenni daha geniş biçimde aktarılmaktadır.

Kemal Arıburnu'nun Atatürk'ten Anılar adlı eserinde ise sözün daha sade bir aktarımı bulunmaktadır:

"Allah benim dilimi de bilir, duayı ben yaparım."

Bu farklılık, tarihsel kaynakların karşılaştırılmasının neden önemli olduğunu gösterir.

Dönemin gazetelerinde kullanılan dil ile daha sonraki yıllarda anı kitaplarında yapılan aktarımlar her zaman aynı olmayabilir. Bu nedenle bir sözün farklı biçimlerde kaydedilmesi durumunda kaynakların birbirinden ayrılması gerekir.

Atatürk'ün sözünün özü, dua etmenin yalnızca belirli kişilere ait bir görev olmadığı yönündeki cevabında ortaya çıkmaktadır. Ancak bu olayın ayrıntılarını değerlendirirken kaynakların kullandığı ifadeleri birbirine karıştırmamak gerekir.

Atatürk'ün Konuşmasında Sağlık ve İnsanlığa Hizmet

Açılış sırasında Atatürk'ün yaptığı konuşmanın önemli bir bölümü sağlık hizmetlerinin toplumsal değerine ayrılmıştı.

Atatürk, hastanede görev yapacak doktorların çalışmalarının yalnızca Kayseri halkına değil, bütün Türk milletine fayda sağlayacağını vurguladı.

Bu yaklaşım, Cumhuriyet'in ilk yıllarında sağlık hizmetlerinin devlet ve toplum açısından taşıdığı önemi ortaya koymaktadır.

Sağlık kurumları yalnızca hastalıkların tedavi edildiği yerler değildir. Aynı zamanda toplumun yaşam kalitesini yükselten, insan gücünü koruyan ve ülkenin gelişmesine katkıda bulunan kurumlardır.

Atatürk'ün açılış konuşmasında doktorların çalışmalarına özel önem vermesi, sağlık hizmetlerini toplumsal kalkınmanın önemli unsurlarından biri olarak değerlendirdiğini göstermektedir.

Burada dikkat çekici olan bir başka nokta da Atatürk'ün sağlık çalışanlarının görevini kutsal bir hizmet olarak nitelendirmesidir.

Böylece açılış töreni, yalnızca yeni bir hastanenin hizmete girmesi olmaktan çıkarak sağlık mesleğinin toplumsal sorumluluğunun vurgulandığı bir konuşmaya dönüşmüştür.

Atatürk'ün Sözlerinin Din ve Laiklik Açısından Anlamı

Atatürk'ün Kayseri'deki bu cevabı, din ve devlet ilişkileri bakımından da değerlendirilebilecek tarihsel bir olaydır.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bir tarihsel olayın anlamı ile o olaydan çıkarılan yorum aynı şey değildir.

Atatürk'ün bir din görevlisinin dua etmesi teklifine verdiği cevap, kendi adına dua edebileceğini ifade etmesi bakımından dikkat çekicidir.

Bu tutum, kişinin inanç ve ibadet hayatında kendi iradesinin önemine ilişkin bir değerlendirmeye imkân tanır.

Bununla birlikte, tek bir konuşmadan hareketle Atatürk'ün bütün din anlayışını veya Cumhuriyet'in laiklik politikasının tamamını açıklamak doğru olmaz.

Atatürk'ün din, vicdan özgürlüğü ve devlet yönetimi hakkındaki düşünceleri daha geniş bir tarihsel bağlam içerisinde; konuşmaları, yazıları ve dönemin hukuki düzenlemeleri birlikte incelenerek değerlendirilmelidir.

Kayseri'deki olayın önemi de burada yatmaktadır: Atatürk, bir kamu kurumunun açılışında kendi sözleriyle dua etmiş ve konuşmasının merkezine sağlık hizmetini, insanlığa faydayı ve toplumsal sorumluluğu yerleştirmiştir.

Kayseri Ziyaretinin Diğer Önemli Hatırası: Kayseri Lisesi

Atatürk'ün 1924 yılındaki Kayseri ziyareti yalnızca hastane açılışıyla sınırlı değildi.

14 Ekim 1924 tarihinde Kayseri Lisesi'ni de ziyaret eden Atatürk, okulun hatıra defterine eşi Latife Hanım ile birlikte düşüncelerini yazdı.

Atatürk'ün deftere yazdığı ifade şöyleydi:

"Kayseri Lisesi'nin müdürleriyle, öğretmenleriyle, bütün öğrencisiyle Cumhuriyetin ateşli, feyizli bir ocağı bulduk."

Bu cümle, Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitime verilen önemi ve Anadolu'daki eğitim kurumlarının yeni devletin geleceği açısından taşıdığı değeri göstermesi bakımından önemlidir.

Böylece Atatürk'ün Kayseri ziyareti, sağlık ve eğitim alanlarında birbirini tamamlayan iki önemli hatırayı da beraberinde bırakmıştır.

Sonuç: Bir Hastane Açılışından Tarihe Kalan Söz

14 Ekim 1924 tarihinde Kayseri Memleket Hastanesi'nin açılışında yaşanan olay, Atatürk'ün tarihsel kişiliğini ve dönemin toplumsal atmosferini anlamak açısından dikkat çekici bir örnektir.

Atatürk'ün "Allah benim dilimi de bilir, duayı ben yaparım" şeklinde aktarılan cevabı, yıllar boyunca hatırlanan sözlerinden biri olmuştur.

Ancak olayın asıl tarihsel değeri yalnızca bu kısa cümlede aranmalıdır demek eksik kalır.

Atatürk'ün açılış sırasında yaptığı konuşmada doktorların görevini, milletin sağlığını ve insanlığa hizmeti ön plana çıkarması da en az bu söz kadar önemlidir.

Osmanlı döneminde yapımına başlanan Memleket Hastanesi'nin Cumhuriyet döneminde tamamlanarak hizmete açılması ise Türkiye'nin kurumsal gelişim sürecinin Kayseri'deki somut örneklerinden biridir.

Tarihî olayları doğru anlamanın yolu, onları yalnızca etkileyici sözlerle değil, dönemin belgeleri, gazeteleri ve güvenilir tarihsel araştırmalarıyla birlikte değerlendirmekten geçer.

Kayseri'deki bu açılış töreni de sözün, hizmetin ve tarihsel hafızanın bir araya geldiği önemli bir Cumhuriyet dönemi hatırasıdır.


Kaynakça

  1. Arıburnu, Kemal. Atatürk'ten Anılar. İnkılap Kitabevi, 1998, s. 284. ISBN: 975-10-1392-5.

  2. Erol, Salih. "Atatürk'ün Duâsı". Genç Gazete, 22 Ekim 2024. İkdam gazetesinin 16 Ekim 1924 tarihli nüshasından aktarılan bilgiler.

  3. Kayseri Ansiklopedisi. Cilt 3, Memleket Hastanesi maddesi, s. 152.

  4. Kocatürk, Utkan. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. 13–15 Ekim 1924 tarihli kayıtlar, s. 373–374.

  5. Göde, Kemal. "Atatürk'ün Kayseri'yi Ziyaretleri". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt 10, Sayı 28, 1994, s. 49–54.

  6. Millî Savunma Bakanlığı, Atatürk Sitesi. Atatürk'ün Yurt Gezileri, 1924 yılı kronolojisi.

Editoryal not: İkdam gazetesinin özgün sayfa görüntüsü ve Kemal Arıburnu eserinin ilgili sayfası ayrıca karşılaştırılmalıdır. Kaynaklarda farklı aktarılan sözler, bu karşılaştırma tamamlanmadan tek bir diplomatik transkripsiyon olarak sunulmamalıdır.

Yorum Gönder

0 Yorumlar